Birgün önce açık balkondan gizlice eve giren iri yarı erkek sokak kedisi ile kapışmıştı. Ben yetişene kadar evin içi tüy dolmuştu. İlk gün yemek yemeyince saldırı nedeniyle depresyona girdiğini düşündüm. İkinci gün de yemeyince endişelenmeye başladım. Çok az miktarda da olsa su içmeye devam ediyordu. Soğuk zeminde yatıyordu. Hafif ateşi olduğunu düşündüm ama ölçemedim. Doğduğundan beri kafasından ve gıdısından başka bir yere dokundurmadığı için vücudunda yara, bere olup olmadığını anlamak için dokunamadım. Hasta hali ile bile beni tırmıkladı. Üçüncü gün artık pestil gibi yatıyordu. Veteriner hekimlere danıştım. K...a yapmadığını söyleyince Bağırsak yumuşatıcı duphalak ile antibiyotik olarak azro önerdiler.
Maalesef duphalak da sonuç vermedi. Bu arada b vitamini içirdikten sonra kustu, kusmuğunun içinde bir tomar tüy topağı vardı. Bu da bağırsaklarının tıkandığını doğruluyordu. Başka bir veteriner Libalax önerdi, onu denedik ama sonuç yine olumsuz oldu. 4. günü vucüdunda yara çıktı. Daha önce dokundurmadığı için belki de fark edemediğim bir apse patladı. Daha önce iğne olduğu yerde de bir şişlik oluşmuştu. Bu olaylardan bir hafta önce o şişliğin oluğu yerde de bir yara tespit etmiştim. İnternetten araştırdığımda aşı ve iğneye bağlı bazı semptomların oluştuğunu öğrendim. Eğer ateşlendiği için veya depresyondan yara oluşmadıysa kızım kedi kanseri olabilir.:(( Beşinci gün yanıma geldi, eskiden olduğu gibi boynuma sokuldu ve bana kendini sevdirdi.:)) Tabii ki yalnızda başını ve gıdısını... Katı yemek hala yemiyor. Konservenin suyunu yaladı. Bir de 2 adet çiğ balık yedi. Henüz k..a yapmadı. Ama bir şey yemediği için de olabilir... Kedi ile yaşamak ne zormuş. keşke gene perdelerime tırmansa, onları yırtsa... yeter ki iyi olsa...
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder